|
|
||||
Sayı 3
|
Birinci Yaşımızı Doldururken... Üçüncü sayıyla birlikte tasavvuf birinci yaşını doldurmuş bulunuyor. Geçen bir yıl bize, akademik bir tasavvufî derginin gerekliliği konusunda haklı olduğumuzu gösterdi. Bunu aldığımız tepkilerden, dergi kendisine ulaştığında duyduğu coşkuyu bizimle paylaşan, çalışmalarıyla bizi zenginleştirmek isteyen arkadaşlarımızdan anlıyoruz. Elbette ilk yılımızda, gerek muhteva, gerekse yayıncılık itibariyle eksikliklerimiz olmuştur. Ancak, tüm samimiyetimizle, her sayımızda bir önceki sayıdan daha iyi bir çizgi yakalamaya çalıştığımız da bir gerçektir. Tam da bu noktada, eksikliklerimizi onaracak, bizi daha güzele taşıyacak yapıcı eleştirilere her zaman açık olduğumuzu belirtmeliyiz. Biliyoruz ki, eleştiriler bizi olgunlaştırır. Tasavvufun son zamanlarda kimi çevrelerce, bilgisizce ya da kasıtlı olarak tüketilmesine, kötü örneklerin gerçekmiş gibi sunulmasına karşın, ‘altın çamura düşse de yine altındır’ anlayışıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İşinin uzmanı bilim adamlarının gayretleriyle, oynayan taşların yerine oturacağına, tasavvufun ve dolayısıyla dinin doğru bir biçimde anlaşılacağına inanıyoruz. Ufuk açıcı, nitelikli çalışmalara dergimizin ve gönlümüzün kapıları her zaman açık olacaktır. Bu sayımızı, Prof. Dr. Mehmet Demirci’nin ‘İbadetlerin İç Anlamı’ başlıklı yazısıyla açıyoruz. “İbadetlere, görünen şekillerine ve dış yüzlerine ilâve olarak bir takım yorumlar getirmek ve iç anlamlar üzerinde durmak, onlara daha bir canlılık ve ve derinlik kazandırır. Böylece sembolik ve şekilden ibaret gibi görünen bazı hareketler, insanın gönlünde ve kafasında yeni bir anlam ve boyut elde etmiş olur.” diyor Mehmet Demirci. Prof. Dr. Ethem Cebecioğlu ve Dr. Müfit Selim Saruhan imzalı, Hacı Bayram-ı Velî ve İstiâre konularını işleyen iki İngilizce makale, üç eserin kapsamlı bir şekilde araştırıldığı üç ayrı çalışma, Aziz Mahmûd Hüdâyî’nin bir halifesine gönderdiği mektup, son zamanların çok tartışılan konularından reenkarnasyon meselesine sağlıklı bir bakış açısı getirmeye çalışan Dr. Mustafa Aşkar’ın çalışması dergimizde yer alan makalelerden bir kısmı. Özellikle Dosay Kenjetay’ın ‘Yesevîlik Kültürü ve İlmî Ateizm’ adlı çalışması ilgi çekici. Komünist rejimin, kendi propagandasını yapmak için Yesevîlik kültürünü kullanmaya çalıştığını ve bunda başarılı olup olamadığını okuyacaksınız bu yazıda. Ceride-i Sûfiyye’den alıntılarımız, klâsik tasavvuf eserlerinin tanıtımı ve tasavvuf üzerine yapılan tezler geçen sayılardaki gibi sürüyor. Daha zengin muhtevalı sayılarda buluşmak ümidiyle… Gayret bizden, tevfîk Allah’tandır.
|
Arşiv dosyalarını bilgisayarıma nasıl yükleyebilirim?
Görüş ve istekleriniz için;
|